Naruto RYO Sitesi

Japon gibi göründüğüme bakma.Türküm,çarparım!
 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Tembellik

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 3:05 pm

Rüzgar, herkesin sevebileceği bir tonda esiyordu, sınır dışı topraklarında. Yapraklar derin bir uykuda, kendilerini rüzgara emanet etmişlerdi. Güneş, kavurucu kızgınlığına bir son vermişti bugün. Bugün, o da uyuyordu. Umurunda değildi bugün, ışık hüzmelerinin yere değip değmemesi. Bugün tüm doğanın umrunda olan tek şey biraz huzurdu. Yüzyıllardır hiçbir şeyi aksatmadan yerine getiriyorlardı. Bu yüzden artık onlar bile biraz tembelliği hakettiklerini düşünüyorlardı. Ame'ye göre, haketmiyorlardı. Çünkü onlar güçsüzlerdi, güçsüzler hiçbir şey haketmez.

Ame, sevgili Kumo kızı, o da bugün burada tembellik için bulunuyordu. Çünkü o güçlüydü, tembelliğe de öldürmeye de hakkı vardı. İşin en sinir bozucu tarafı, öldürecek kimseyi bulamamasıydı. Dünyada ölüme laik yüzlerce insan vardı, ama şu şartlarda Ame'nin öldürebileceği pek biri yoktu. Ya da öldürmesine değecek. Çünkü yaşam kadar ölüm de değerliydi. Ölmeyi de haketmek gerekirdi. Zaten Ame de tüm hayatını ölmeyi haketmek için yaşıyordu.

İşte Ame bugün, ölmeyi haketmek için çalışmaya kısa bir mola vermek için sınır dışı topraklarına bir ziyarette bulundu. Tonla ağaç, birkaç su birikintisi, bir-iki dağ ve belki bir-iki göl. Niye köylerin bu toprakları sınırlarının dışında bıraktığına bir türlü aklı ermemişti. Ermeyecekti. Ne güzel topraktı işte. Hem ne olursa olsun, toprak topraktır işte. Sınır dışı topraklarına girdiği an aklına hep bunlar gelirdi. Artık her seferinde bunları düşünmekten sıkılmıştı. Bugün bir kez daha yemin etti. Hiçbir şey düşünmeyeceğine. Aslında bilimsel açıdan imkansız bir şeydir bu. Çünkü yürümek, oturmak hatta bazen nefes almak bile düşünceler sonucu oluşurdu.

"Olduğu kadarıyla..." diye ekledi bu yüzden Ame. Ne kadar yürürse, o kadar yeni şey görecekti, onları düşünmek zorunda kalacaktı. Bu yüzden hemen yanındaki ağacın dibine oturdu. Gözlerini kapayıp ormanı hissetmeye çalıştı. Yaprak olmaya, Güneş olmaya, bugün onlar gibi sadece uyumaya, rüzgar gibi sakinleşmeye çalıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 3:34 pm

"Adımlarını hissedebiliyorum Yoshiyuki. Senin adımlarını asla karıştıramam." dedi içinden. Lanet olsun yine bir şeyler düşünmüştü. Yoshiyuki ağacın içinden elini uzattığında önce kaçmayı düşündü. Sonra vazgeçti. Zararsızdı Ame için Yoshiyuki. Bu yüzden istediğini yapmasına izin verdi. Yoshiyuki eliyle Ame'nin ağzını kapayınca, Ame anın büyüsünü bozmamak için korkmuş gibi titredi hafifçe. Eğlenmişti.

"Korkma Ame,ben Yoshiyuki,seni uzun süredir izliyorum.Hmmm...Çok sıkıldım biliyor musun?Önce biraz eğlenelim,sonra da en yakın köyü gezmeye gidelim olur mu?Şimdi seni yavaşça bırakıyorum." dedi Yoshiyuki, vücudu ağacın içinden yarı yarıya çıkmışken. "Nasıl eğlenmeyi planlıyorsun Yoshiyuki?" diye sordu meraklı meraklı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 4:24 pm

"Shougi oynasak?!!?!" diye endişeyle bağırdı Ame. Eğlenmekten bahsettiklerinde aklına kesinlikle böyle bir şey gelmemişti. Hem bunun o kadar da eğlenceli oluğunu düşünmüyordu. Tahminine göre, iğrenç ve acı verici bir şeydi. Evet, tamamiylen iğrenç ve acı verici. Pelerinine daha sıkı sarıldı.

"Bence böyle gayet iyiyiz Yoshiyuki, hava da güzel, shougi oynamanın tam sırası ha?!" dedi gülümsemeye çalışarak. "Aha-ha" biraz da kahkaha atmaya çalıştı. Ama ikisi de tam bir rezaletti. Sonunda bu tür kaçışların bir anlamı olmayacağına karar verdi "Neden bunu istiyorsun?" diye sordu. Gözlerini yerdeki bir karıncaya sabitlemiş, alacağı cevabı heyecanla bekliyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 4:54 pm

"Yani beni mi seviyorsun?" dedi Ame gergin gergin. Sırtını ağaca dayamış bir şekilde yavaşça ayağa kalktı. Bugün verdiği yemini tamamiylen unutmuştu. Düşünmeye başladı. Duygular hakkında düşünmeye başladı. Hepsi saçmaydı. Hiçbir dayanakları yoktu. Yani duygular, insanın başarı yolunda önüne çıkan engellerden ibaretlerdi. Ama birçok insan onları çok kutsal görmekteydi. Aşkı ve sevgiyi...

Bu tür durumlarda genelde yapılan şeyleri yapmayı severdi Ame. Diğer insanları anlamıyordu, bu yüzden çoğu zaman sadece onları taklit ederdi. Hızlı adımlarla Yoshiyuki'ye yaklaşıp ona sarıldı.

"Oldu mu?" diye sordu saf saf.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 8:03 pm

"Bana, genini aktarmak mı? Nasıl yani? Zaten kendimi zor taşıyorum. Bir de senin genini taşıyamam. Gen derken... Bi dakika tam olarak neden bahsediyoruz ki? " diye sordu Ame. Yine insanı çıldırtacak derecede saftı ve büyüyüp kendini tekrar izlese, bunu sorduğu an kendini öldürürdü. Ama Tanrı'ya şükür ki bunu hiçbir zaman yapamayacak. Bu safça soru üzerinde kafa yormak yerine gidip Yoshiyuki'ye sarılmıştı. Çünkü Ame, insanların böyle sahnelerde hep böyle yaptıklarını görmüştü. Bir de üstüne "Oldu mu?" diye sormuştu. Bizim meşhur gelecekten gelen Ame orda olsaydı eğer, kesinlikle ömründe ilk defa kaliteli bir kahkaha atardı. Ama ne yazık ki bu asla olmayacak.

"Sarılmakla olmaz!Asıl amacımı unutma.Şimdi soyunacaksan soyun lütfen!" diye konuşmasına devam etti Yoshiyuki. "Normalde soyunurum. Pek utangaç biri değilim. Ama şimdi soyunmamı istemenin amacı çok farklı sanırım." diye mırıldandı. Laflarını yeni bitirmiştiki Yoshiyuki'nin dudakları dudaklarına değdi. "Bu böyle oluyodu galiba!" dedi Yoshiyuki gülerek. O an, Ame ömründe 2. kez yaşadığı bir duyguyu yaşadı. Bu duygu ablasını gördüğünde yaşadığıyla aynıydı. Bu duygu, geçmişine uzanan bir duyguydu. Ame ruhunu ve zihnini, Kumo klanı ve sonrası olarak 2 ye bölmeden önce hissediği şeylere dokunan bir duyguydu bu. Gözleri yaşardı. Bunu Yoshiyuki ya belli etmemek için ona sımsıkı sarıldı.

"Evet öyle oluyor." dedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 9:15 pm

Ame ıslak otların üzerine doğru düşerken, zaman birden yavaşladı ya da Ame daha hızlı düşünmeye başladı. "Gardımı düşürdüm." diye haykırdı içinden. Yoshiyuki Ame'nin gözlerini silerken Ame gardını düşürmüştü ve bu sayede Yoshiyuki onu otlara itebilmişti. Aslında Ame hala otların üzerine düşmekten kurtarabilirdi kendini. Ama bunu isteyip istemediğine karar veremediğinden her şeyi oluruna bıraktı. Otların üzerine düşünce kalın Akatsuki pelerininden dolayı pek bir şey hissetmedi, ne ıslak otları ne de küçük taşları... Tek hissettiği tanımlayamadığı bir hazdı. Ama bu haz giderek daha ilginç bir hal alacaktı.

Yoshiyuki ellerini iki yana koyup Ame'nin üstüne çıkınca, Ame yine o garip duygunun pençesine düştüğünü hissetti. Yoshiyuki ona yaklaştıkça, kilitli kalmış geçmişinin kilidi yavaş yavaşa açılıyordu ve sonunda ortaya ne tür bir şey çıkacağını kimse kestiremezdi.

O an Ame, o kilidin açılmaması gerektiğinden çok üstündeki Yoshiyuki'yi düşünüyordu. "Bu-Bu öpüşmek çok güzelmiş!İnsan öldürmekten bile daha zevkli." dedi Yoshiyuki heyecanla. Ame, bu sözün doğru olabileceğini düşündü, en ilgincide o an, kendini Yoshiyuki'ye vermeyi düşündü. Kesinlikle hamile kadınlardan ve çocuklardan nefret ederdi. Ama insanların uğrunda cehenneme gitmeyi göze aldıkları o duyguyu, orgazmı yaşamak istedi.

Ve Yoshiyuki, Ame'yi tekrar öptü. Daha sert, daha istekli...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Sakuma
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 15
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 9:55 pm

"Nerede bu kız?!". Sakuma ormanda kardeşini bulmak için hızla koşuyordu. "Gene ne karıştırıyor bu kız?! Kimle kırıştırıyor?!". Sakuma ormanda gezinirken Kumo klanına özgü telepati yeteneği sağolsun garip bir hisse kapıldı. Ame'den gelen bu sinyaller, Ame'nin güzel(!) bir şey yaptığının belirtisiydi. Koştukça Ame'ye yaklaştığını hissediyordu. Bir yandan da Ame'ye telepati yoluyla "Neredesin salak?! Her ne yapıyorsan yapmayı kes!" benzeri şeyler söyleyip duruyordu. Huysuzca Ame'yi bulmaya çalışırken birilerinin konuştuğunu duydu. Eline bir kunai alıp yanındakı ağaca sırtını dayadı. Dinledikçe seslerin Ame ve Yoshiyuki'ye ait olduğunu anladı. Konuşmalarını duyunca olayın ne olduğunu farketti. "Siz bir sürprizi hakediyorsunuz." diyerek ağaca tırmandı. Yeterince kalın bir dalın en ucuna doğru emekleyip Ame ve Yoshiyuki'yi gözetlemeye başladı. Yoshiyuki Ame'nin üstüne çıkınca daha fazla dayanamayıp Ame'nin yanına atladı. "Lan piç herif! Napıyorsun kardeşimin üstünde?! Kalkın çabuk ayağa!" diyerek Yoshiyuki'nin üzerine yürümeye başladı. "Dokunma kardeşime! Daha küçük lan o! Ne geninden bahsediyorsun?!"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Tembellik   Paz Haz. 27, 2010 11:03 pm

Katanasından yere doğru düşen kan damlalarına devirdi gözlerini.Şimdiden ufak bir gölet oluşmuştu ve hala akmaya devam ediyordu."Sana söylemiştim...Önemli olan hızdır." Sözleriyle beraber yerde yatan cesede baktı.Vücudunun her yerinden kas fışkıran bir Kirili.Ah,pardon artık kan fışkırıyor.Ryuusei'nin karşısına çıkmak onun hatası.Genelleştirirsek Akatsuki hakkında bilgi toplamak istemesi falan fıstık.Gereksiz,amaçsız ve saçma işler.Herşeyi öğrenseler ne olacak ? Kurgulanan olaylara hiçbir engel oluşturmaz.Yinede iki üç aptalın bildikleriyle göğe yükselmesi onun kişiliğine ters geliyor.Gözlerini bu sefer gökyüzüne dikti.Hava kararmaya başlıyordu ve diğerleri yoktu ortada.Katananın üzerindeki kanları yerde yatan shinobinin üzerine sildikten sonra kınına yerleştirdi tek hamlede.Arkasını dönüp herşey normalmiş gibi koşmaya başladı.Normaldi zaten öldürmek.Yakında yapılacak büyük baskında yüzlercesini öldürecekti.Bu yüzden pek düşünmüyordu üzerinde.Birkaç metre uzaklaştıktan sonra gözlerini kapatarak çevresine yoğunlaştı.Hissettiği ve tanıdığı chakraların yönünü saptamak basit olmuştu.Onlar bu kadar rahatken daha çok kan dökülecekti yere...

Hissettiği chakraların peşine düştüğünde yanılmadığını görmüştü.Yoshiyuki,Sakuma ve Ame.Klasik sapıklık olayları.Neredeyse her gece oluyor ve çözülme yöntemi değişmiyor.Sakuma'dan dayak yiyen Yoshiyuki'nin göz yaşları geceye hükmediyor.Bu uyuşuklukla Akatsuki amaçlarını nasıl gerçekleştirecek ? Ryuusei'nin emin olduğu tek şey var ; Yoshi Bijuu taşıyıcılarına bile sarkacak.Maskesinin ardındaki yüzüne ufak bir gülümseme takarak bulunduğu ağaçtan atladı ve yerde yatan çifte doğru adımlamaya başladı." Masum,saf kızları yatırmak ve mikmek tam senlik bir iş Yoshi.Gerçekten sıkılıyorsan birazda benimle ilgilen. " Sözleri doğaya salındığında ayaklarının altındaki gölgede dalgalanmalar başladı,eş zamanlı olarak maske tenden ayrıldı ve gerçek yüz ortaya çıktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Ptsi Haz. 28, 2010 12:35 am

Ame tam bir teslimiyete hazırlanırken ablasının telepatik mesajları canavar tarafını dürtmeye başladı. Kendine inanamıyordu. Vahşi Ame, şimdi yerde yatıyordu. Hayır, hayır! Bunu kesinlikle kabul edemezdi. Aşk bir ihtiyaçtı ve sadece zavallıların bir şeylere ihtiyacı olurdu. Yani Ame'nin kesinlikle hiçbir şeye ihtiyacı yoktu. Üzerinde duran bir erkek, kesinlikle en son isteyeceği şeydi. Bu yüzden ellerini Yoshi'nin saçlarına dolayıp yavaşça onu kendinde ayırdı. Tam bu sırada olmazsa olmaz ablası ortamı basarak, sadece zihinsel değil, maddesel açıdan da Ame'ye batmaya başladı. Daha doğrusu Ame'yi korumaya. Onu terk edip gitmiş olmanın vicdan azabını şimdi telafi etmeye çalıştığını düşünür Ame hep... Sadece düşünür, bunu asla söylemez veya belli etmez. Aslında, belki o da ablasını seviyordur.

Ablasından sonra Ryuusei de Ame ile Yoshi'yi basmıştı. Bundan şikayetçi değildi kesinlikle Ame, ancak yine kendisi hakkında bir şeyler öğrenmişti ve nedense hiçbir zaman bu "şeyler" iyi şeyler olmuyordu. Herneyse. İşte Ame'nin bir diğer yüzü ortaya çıktı o an. Ame Yoshi'yi tekmeleyerek üzerinden attı, Ryuusei " Masum,saf kızları yatırmak ve mikmek tam senlik bir iş Yoshi.Gerçekten sıkılıyorsan birazda benimle ilgilen. " der demez. Koşarak Ryuusei-ye sarıldı ve gözlerini kocaman açıp, 8 yaşında bir çocuk sesiyle (ki sesi cidden böyleydi.) "RYUU-CHAN! AME-CHAN RYUU-CHAN'İ ÇOK ÖZLEDİ." diye bağırdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Salı Haz. 29, 2010 2:14 pm

Çocuk Ame biricik Ryuu-chan'ine sarılıp özlem giderirken, büyük Ame bir şeylerin yanlış gittiğinin farkındaydı. Biraz önce kötü bir şeyler olmuştu. Bir yerlerde bir deprem olmuş, bir fırtına kopmuştu. Ama nerden... Bunu öğrenmek için fazla beklemesi gerekmedi, etrafında dolanıp havaya yükselen kelebekler, Yoshiyuki'nindi. "En çok kelebekleri severim." diye mırıldandı Ame. Havaya yükselen kelebeklerin arkasından bakakaldı. Ta ki onlar birer birer patlayıncaya kadar.

Yoshiyuki ayağa kalkıp uzaklaşmaya başlayınca "Adımlarını hissedebiliyorum Yoshiyuki. Senin adımlarını asla karıştıramam." dedi içinden. Ryuu-chan'i bırakıp yavaşça döndü. Bu sırada Yoshiyuki "Duygusuzlar,duygularınız emilmiş sizin...Ölmek hakettiğiniz en büyük şey,biriniz hariç!Şimdi gidiyorum,belki bir bijuuya rastlarım." dedi ve arkasını dönüp yürümeye devam etti.

Bir şeyler eksikti bu sahnede ve Ame, eksik şeylere katlanamazdı. Bu yüzden sahneyi doldurdu.

"Bana duyguları öğret takım arkadaşım!" dedi yüksek sesle. Yoshiyukinin arkadasında koştu. Ama sakarlığı sağolsun ayağı bir taşa takıldı. İsterse ışınlanabilirdi ama yapmadı. Her şeyi oluruna bıraktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Salı Haz. 29, 2010 2:52 pm

"Bak,şimdi sen benim üstümdesin."

Haklıydı. Şimdi Ame Yoshiyuki'nin üstünde yatıyordu. Bacakları ve kolları iki yanda tam manasıyla örümcek gibi kapaklanmıştı üstüne. Ellerinden güç alarak sırtını doğrulttu. Altında Yoshiyuki olması dışında normal bir şekilde oturuyordu. Hani küçük kızlar yapar ya, bacaklarını ayırıp dizleri bükülmüş, ayakları arkaya bakan bir şekilde, tatlı tatlı otururlar, işte Ame aynen öyle oturuyordu. Durumunu iyice gözden geçirdikten sonra yanakları kıpkırmızı oldu ve içindeki geçmişe ait sandığın kilidi bir kez daha sarsıldı.

Heyecandan bağırarak "B-BEN ÇOK ÖZÜR DİLERİM! TANRIM LANET OLSUN! CANIN ACIDI MI?" diye sordu. Cevap gelmeden ayağa kalkmak için biraz hareketlenince üzerine oturdu bir şeyi(! rp out : adfsadfsdfsdf gülmekten devam edemiyorum lan . dfsdfsfasdf) hissetti. Yanaklarındaki kırmızı tüm suratına yayıldı ve donup kaldı. Nefesini tutup gözlerini kırpmayı bile kesti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Salı Haz. 29, 2010 3:42 pm

Ame o kadar utanmış ve heyecanlanmıştı ki nefes almayı zar zor hatırladı. Nefes alır almaz Yoshiyuki dudaklarına yapışmıştı. Nedenini hiçbir zaman anlayamayacağı bir sebepten dolayı gözlerini yumdu. Sıkıca... Çekiniyordu ona bu kadar yakın olmaktan. Hem tensel teması sevmediğinden hemde ona zarar veriyor olmaktan dolayı çekiniyordu bu kadar. Suratının onu yakacak kadar sıcak olduğunu düşünüyordu. Onu yakmaktan çekiniyordu.

Yoshiyuki onu sıkıca öptükçe içten içe eriyordu Ame. Sahi niye direniyordu ki duygulara. Çünkü duygular saçmaydı. Hayır Ame! Saçma olan sensin. Herneyse...

Ame Yoshiyuki'ye sarıldı. Elleriyle pelerinin sırt kısmını sıkıca tuttu. Kendini ona bıraktı. Kaçışın yoksa... Tadını çıkar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kumo Ame
Akatsuki
Akatsuki
avatar

Mesaj Sayısı : 93
Kayıt tarihi : 25/06/10

MesajKonu: Geri: Tembellik   Salı Haz. 29, 2010 4:02 pm

"Biliyorsun...Hala sırtımda derin bir yarık var."

"Lanet olsun benim yüzümden!" dedi kendine kızarak. Burda bunun için bir şey yapamayacaklardı. İki seçenekleri vardı, bir köye gidip orda buna baktırmak ya da Akatsuki sığınağına gidip, Ame'nin bununla ilgilenmesiydi. Küçüklüğünden beri bir şeyleri düzeltmeye, yaralarla ilgilenmeye meraklı olduğundan dolayı bu konularda biraz tecrübesi vardı Ame'nin. Bu konuda kendine güveniyordu da. Herhangi bir köyün doktoruna emanet etmektense Yoshiyuki'yi, sığınağa götürüp kendisi pansuman yapardı.

"Yoshi! Sığınağa gidelim. Yaranla ben ilgilenirim." dedi. Ablasına ve Ryuu-chan'e bir bakış attı. Biraz önce olanları takmıyor gibi görünüyorlardı. Bu Ame'yi biraz mutlu etmişti. Aşkı özel olarak yaşamayı seviyordu. Hay lanet, aşık olduğunu kendine itiraf etmişti. Yoshiyuki'nin elini tuttu, sığınağa doğru döndü. Hafifçe çekti Yoshiyukiyi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Deruta
Gezgin
Gezgin
avatar

Mesaj Sayısı : 101
Kayıt tarihi : 29/06/10
Nerden : Nowhere~

MesajKonu: Geri: Tembellik   Cuma Tem. 16, 2010 6:26 am

Düşünceliydi Deruta. Son uğradığı köy ne kadar uzaktaydı? 6 gün? daha fazla? yürümekten sıkılmazdı, yeni yerler görmek, hayal gücünü zenginleştirmek, düşünmek, kafa dinlemek, yeni kişilerle tanışmak, izlemek, öğrenmek, bilmek. Fazlaydı belki, hatta yorucu ama onun için sorun değildi. Tehlikeliydi belki ama onun için değil. son kan dökeli ne zaman olmuştu? 6 gün? daha fazla? tehlikeyi severdi Deruta, tehlikeliydi, ama yerine göre. duyguları etkiliydi bu konuda. duygular; ANBU üyesi değildi, hiçte olmak istememişti ama duygular konusunda kötüydü. insanların duygularını çoğunlukla tahmin edebilirdi. gülerlerdi, surat asarlardı, kafaları eğik yürürlerdi; ama konu kendisine gelince sanki bir duvardı. en son güleli ne kadar olmuştu? 6 yıl? belki daha fazla. en son ağlayalı? 6 yıl? belki azıcık daha az. en son sinirleneli? Deruta durdu. bunu hiç düşünmemişti şu ana kadar. en son sinirleneli ne kadar olmuştu? bunu hatırlamıyordu. kendine lanet etti. lanet etmeleri, kızmaları sinirlenmekten saymıyordu. onun sinirlenmek dediği şey başkaydı. yürümeye devam etti. çocukken hep bir asker olmak istemişti. şimdi bir askerdi. ama ne bir köyün ne de paranın askeriydi. o kendinin askeriydi. kılıcını çekti "seni yapalı ne kadar oldu eski dostum?" . sonra kılıçtaki kurumuş kanları fark etti. nasıl olsa kurur dökülür dediği, dostum kan sever dediği, düşmanı dediği kişilerin kanı. kendi salaklığına güldü. yürürken bir ağaca yaklaştı büyük yaprakları vardı. ağaca avcunu dayayıp, gözlerini kapayıp içinden "izin istiyorum" dedi. biraz sonra hafif bir meltem ağacı hışırdattı. Deruta "teşekkür ederim" dedi ve ağacın güzelliğini bozmayacak bir yaprağı hafifçe kopardı. kılıcını sildi, ağacın öz suyuyla temizledi ve yaprağı ağacın yanındaki toprağa gömdü. ayağa kalktı ve ağaca selam verip yoluna devam etti. Deruta saygılıydı. hayvanlara, bitkilere, canlılara, cansızlara. saygıya önem verirdi. insanlara? pek vermezdi hakeden yoktu. insanlık dünyanın vürüsüydü ona göre bir çok insan tanımıştı bir çok arkadaş, bir çok düşman edinmişti ama yaşamaya %100 değer birini bulamamıştı. belki bunun için geziyordu? insanlığın bir umudu olduğunu görmek için. olabilir miydi? bunu düşünmeliydi.

Acı dolu bir kahkaha Deruta'yı düşüncelerinden çekip kopardı.Düşününce yol hızlı geçerdi ama daldığınızda sadece siz ve düşünceleriniz olurdunuz."Lanet olsun benim yüzümden!" Deruta sesin geldiği yöne baktı. Bir tepe, bir ağaç 3 kişi. yok, hayır 4 kişi. 2 kız 2 erkek. "Aile pikniği?" diye düşündü önce. Yürümeye devam etti. Sonra gördüğü şey yüzünden durdu. 1 kız bir oğlanın kucağına oturmuş, oğlanın sırtı delinmiş; kan, siyah cüppenin üstündeki kırmızı bulutların üstünden toprağa doğru süzülüyor. "kırmızı bulutlu siyah cüppe..bunu duymuştum hmm..neydi neydi.." düşünceyi değiştirmek kavga sırasında kolaydı ama normalde zorlanıyordu. "Akatsuki" dedi kendi kendine. "S-Ranklar". gülümsedi ve yürümeye devam etti sonra durdu kafasını çevirdi ne olduğunu merak etmişti. Her gün bir Akatsuki görünmezdi. kılıcını çıkarıp yere sapladı. ona yaslanıp bir fotoğraf çekti kafasında: 2 akatsuki ağacın bir yanında konuşuyor. 1 tanesi kız diğeri erkek. öbür tarafta 1 oğlan yerde oturuyor (?) ve 1 kız onun kucağında kıpkırmızı halde kız uzaktan küçük görünüyor."ilginç bir senaryo olmalı" diye düşündü. aniden küçük olan kız erkeğin elini tutup onu bir yere doğru çekmeye başladı. İzlemeye devam etti. nasıl olsa vakti boldu.

Out: güzel konu ziyan olsun istemedim ^^
Out2: katılırsam bir problem olmaz değil mi? çünkü biraz akatsuki içi olmuş~
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Tembellik
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Naruto RYO Sitesi :: Evren... :: Sınır Dışı-
Buraya geçin: